Pestisit Nedir? Pestisitlerin Ekolojik Etkileri Nelerdir?

[ad_1]

Tarımsal üretimde yabani otlar, mantarlar ve böcekler gibi ekinlerin veriminin düşmesine neden olan çevresel faktörlerin ekinlere zarar vermesini engelleyen sentetik organik bileşiklere pestisit adı verilir. Pestisitlerin yaygın olarak kullanılan 3 çeşidi vardır:[1]

  1. İnsektisitler (Böcek öldürücüler),
  2. Herbisitler (Yabani ot öldürücüler),
  3. Fungisitler (Mantar öldürücüler).

Bu tarım ilaçlarının uygulama biçimi ve dozajı, ekinin türüne göre değişiklik gösterir. Zehirli oldukları için suyla belirli bir oranda seyreltildikten sonra ekine ya da toprağa uygulanabilirler.

Tarım ilaçlarının zirai mücadelede en etkin yöntem olmasının nedeni, bilinçli ve doğru dozajda kullanıldığında en hızlı ve ekonomik sonucu vermeleridir. Ancak 1940’lardan beri ağırlıklı olarak kullanılan tarım ilaçları, ekinlerin gelişimini olumlu yönde etkiledikleri kadar çevre ve insanları olumsuz yönde etkilemektedir.

Örnek olarak pestisitler, Avrupa’da binlerce insanın ölümüne neden olan çavdar mahmuzu gibi hastalıkların önlenmesini sağlarken; bilinçsiz kullanıldıklarında gıdalarda, toprakta, suda ve atmosferde kalıntı bırakarak deri, göz ve mukoza yoluyla insan vücuduna girip alerjik reaksiyonlara ve akut zehirlenmelere neden olabilirler.[2], [4]

Tarımcılık ile ilgili diğer içerikler ›

Pestisitlerin Ekolojik Etkileri

Uygulanan tarım ilaçlarının yaklaşık %0,015 ila %6’sı sadece hedef organizmalara etki ederken%94 ila %99,9’u agroekosistemde hedefleri olmayan organizmalara da etki edip kimyasal kirleticiler olarak toprağa, suya ve gıdalara bulaşırlar.[7]

Püskürtülen tarım ilaçlarının ise belirli bir kısmı ekinlere etki ederken geriye kalan kısmı buharlaşarak atmosfere karışıp sis ya da yağmur olarak yeryüzüne geri döner. Böylece doğada pestisit kalıntılarının oluşmasına neden olarak ekosistemin dengesini bozarlar.

Bilinçsiz pestisit kullanımı sonucunda oluşan bu pestisit kalıntıları hedef olmayan organizmaların üreme potansiyelini düşürüp hastalık taşıyan organizmaların sayısının artmasına sebep olabilir. Bunların sonucunda, ekosistemdeki türlerin sayısının ve ekosistem yapısının ciddi ölçüde değişmesine neden olarak çevrede olumsuz etkilere yol açarlar.

Pestisit kullanımı sonrasında birçok organizmanın tarım ilaçlarına karşı duyarlılığında azalma olmasından dolayı pestisitlerin etkinliği de zamanla azalmıştır. Duyarlılığın azalmasına neden olan faktörler dayanıklılık kazanma ve adaptasyondur. Tarım ilaçlarına maruz kalan organizmalar bir süre sonra tarım ilaçlarına karşı hassasiyetlerini kaybederler ve dayanıklılık kazanırlar.[3]

Kullanılan pestisitin dozajı artırılarak bu durumun önüne geçilmeye çalışılmıştır fakat bu durumda da bitkilerde verim düşüşü, çevre kirliliğinde artış, ekinlerde fototoksisite ve ekonomik açıdan zarar gözlenmiştir.

Çiğ olarak tüketilen sebze ve meyvelerin üzerine yapışan tarım ilaçları etkili bir şekilde yıkanmadan tüketildiklerinde adsorpsiyon yoluyla insan vücuduna girerler. Ek olarak, tarım ilaçlarının dikkatsiz yüklenmeleri sonucunda saçılarak gıdalara bulaşması ya da tamamen yıkanmamış pestisit kaplarının kullanılması da tarım ilaçlarının insan vücuduna geçmesinde rol oynayan etkenlerdendir. Bu tarım ilaçlarının derişimleri bazen düşük olsa bile farklı toksik etkilere sebep olarak vücutta kalıntılar oluşturmaya devam ederler. Özellikle tarım ilacı kullanımı sonucunda meydana gelen kronik rahatsızlıkları olan tarım işçilerinin en çok böbrek, karaciğer ve kaslarında bozulmalar gözlenmiştir. Bunun yanında, vücudunda pestisit bulunan annenin bir süre sonra fetüsünde de pestisit tespit edilme ihtimali oldukça yüksektir ve bu durum fetüsün gelişimini olumsuz yönde etkiler.

Su, toprak ve atmosfer kirliliğine neden olan en önemli faktörlerden biri tarım ilaçlarıdır. Atmosfere karışan pestisitler evlere, yeşil alanlara, havadaki canlılara, hassas bitkilere ulaşarak insanlar, hayvanlar ve bitkilerin hayatlarına zarar verebilirler. Direkt olarak toprak üstüne uygulanan pestisitler fazla dozda kullanım sonucunda toprağa tutunarak toprağın kalitesini düşürürler. Aynı zamanda, ekinlere yararlı olan organizmaların sayısında da azalışa neden olarak üretim veriminde düşüşe neden olurlar. Sulamayla beraber bitkilere, bitkilerden insan ve hayvanlara geçen tarım ilaçları bu canlılarda zehirlenmelere yol açabilir. Yağmur suları sonucunda topraktan yer altı sularına geçerek de suları kirletip suda yaşayan organizmalar için daha zararlı bir ekosistem oluşmasına neden olurlar.

Ekolojik Tarım Nedir?

Ekolojik Tarım, tarım ilaçlarının hayvan ve insanlarda bağışıklık düşüklüğü ve genetik yapıda bozulma gibi sonuçlara yol açmasına karşı tamamen doğal üretim felsefesiyle ilerlemeyi benimsemiştir. Pestisit kullanımına tamamen itiraz eden Ekolojik Tarım, ekinleri zararlı olan çevresel faktörlerden doğal yollarla korumayı hedefler. Belirli aralıklarla toprak analizleri yaparak toprağın sağlıklı kalması sağlanır ve aksi durumlarda kirliliğe neden olan durum tespit edilip gerekli müdahaleler yapılarak ekoloji olabildiğince korunur.[6]

Sonuç

Tarım ilaçları her ne kadar tarımsal verimliliği artırmak için kullanılsalar da ekosistemdeki dengenin bozulmasındaki en önemli etkenlerden biridir. Belli bir süreden sonra tarım ilaçlarının toprağa karışması verimi artırmak yerine düşürür ve dozaj değişikliği yapılması durumunda hem toprak hem su hem de atmosferdeki toksiklik seviyesi gittikçe artar. Bu durum, doğal yaşam alanlarındaki birçok canlının genetiğinin bozulmasına neden olup kalıcı hasarlar bırakır. Bunun önüne geçmek için bu alanda çalışmalar yürüten insanlar bu konuda ve sonuçları hakkında bilinçlendirilmeli ve kullanılan ilaçlar doğru dozda ve zamanda uygulanmalıdır.[5]

[ad_2]

Kaynak