Efsaneler

ELİF İLE MAHMUT

İki sevgilinin uzun süre devam eden maceraların ardından birbirilerine kavuşmalarını ele alan bir halk hikâyesidir Elif ile Mahmut. XIX. yüzyıl sonu ve XX. yüzyıl başlarında yapılma resimli basımları mevcuttur.

Öyküde işlenen olayların meydana geldiği coğrafya, Asya ülkelerini kapsamaktadır. Mahmut, Buhara Hükümdarı Murad’ın oğludur. Ejderhan Hükümdarı Erjeng tarafından hapsedilen Elif ise Hutenlidir.

Resme bakarak âşık olma geleneğine dayanan ve yiğitlik unsurları taşıyan bu halk öyküsünün konusu kısaca şöyledir:

Uzun zamandan beri evli olmasına ve çeşitli çareler aramasına rağmen hiç çocuğu olmaz, Buhara Sultanı Murad’ın. Bir gece düşüne girerek bir erkek çocuğunun doğacağını müjdeleyen aksakallı derviş, kendisi gelmeden doğacak olan çocuğa isim verilmemesini söyler. Bu düşten sonraki bir tarihte hamile kalan Sultan Murad’ın karısı, zamanı gelince doğum yapar ve dervişin söylediği gibi bir erkek çocuk olur. Çocuk dünyaya geldikten bir zaman sonra yine aksakallı derviş, hükümdarın evine gelir ve çocuğa Mahmut adını verir. Büyüdüğünde kendisine verilmek üzere bir de sihirli bir kılıç bırakır, çocuğa.

Gün geçtikçe gelişip serpilen Mahmut, delikanlılık çağına gelince aksakallı derviş kılığına bürünen Hızır tarafından kendisine bırakılan kılıç sayesinde yenilmez bir savaşçı olur. Zamanının büyük bölümünü avda geçiren Mahmut, günün birinde avda iken vurarak yaraladığı bir ceylanı takip ederek bilmediği bir mağaraya girer. Girdiği mağarada Kırklar Meclisi ile karşılaşan Mahmut, Kırklar’ın kendisine sunduğu aşk meyini içerek mağarada resmini gördüğü kıza âşık olur.

Orada bulunanlardan adının Elif olduğunu öğrendiği bu kız için saz çalıp deyişler söylemeye başlar. Artık bir hak aşığı olan Mahmut, günün birinde babasından izin alarak aşığı olduğu Elif’i aramaya koyulur. Resmini görerek aşığı olduğu Elif’i aramak için çıktığı yolculuk sırasında başından pek çok macera geçen ve önüne çıkan birçok engeli Hızır’ın sayesinde aşan Mahmut, neticede Elif’i bulur. Ama Mahmut’a aşk badesi içiren Kırklar’ın, aynı gece aşk badesi içirerek Mahmut’a âşık olmasını sağladıkları Elif, evlilik teklifini geri çevirdiği Ejderhan hükümdarı Erjeng tarafından zindana atılmıştır. Sevgilisini alıp ülkesine götürmek isteyen Mahmut’un önce onu hapisten çıkarması gerekir. İki sevgili, zindancı başının yardımıyla gizlice buluşurlar. Bu buluşma sırasında Elif, kendi saçından kestiği bir tutam saçı Mahmut’a verir. Sıkıştığında bu saç tutamından bir tel yakarak kendisini çağırmasını söyler.

Sevgilisi Elif tarafından kendisine verilen bir tutam saçı aldıktan sonra oradan ayrılan Mahmut, hemen Ejderhan hükümdarı Erjeng’e savaş ilan eder. Savaş sırasında, sık sık sevgilisi tarafından kendisine verilen bir tutam saçtan her defasında bir tel yakarak sevgilisine, Ejderhan hükümdarı Erjeng’e karşı giriştiği savaş hakkında bilgi veren Mahmut, aksakallı derviş kılığına giren Hızır tarafından kendisine bırakılan büyülü kılıç sayesinde hükümdarı alt eder. Sonra hükümdar tarafından kapatıldığı zindandan çıkardığı sevgilisini yanına alarak ülkesine döner.

Sevgilisi Elif’i yanına alarak ülkesi Buhara’ya dönen Mahmut’u burada bir sürpriz beklemektedir. Çünkü babası, ilk görüşte Elif’e aşık olur ve onunla evlenmek ister. Bunun üzerine babasına karşı ayaklanan Mahmut, babasını öldürmek zorunda kalır. Öldürdüğü babasının tahtına oturan Mahmut, aşığı olduğu Elif ile evlenerek mutlu bir yaşama başlar.

Öyküde adından söz edilen büyülü kılıç, Elif’in yakmak suretiyle kendisini çağırması için Mahmut’a verdiği bir tutam saç, vb. yaygın durumdaki masal unsurlarıdır. Mahmut’un, sevgilisinin yüzünden babasına karşı verdiği savaşım ve onu öldürmesi, evrensel bir motif olarak ilgi çekicidir.

Bu öykü, halk öykülerinin birçoğunda olduğu üzere kahramanın harikulâde bir şekilde dünyaya gelmesi, görmediği tanımadığı bir kızın resmini görerek ona âşık olması, onu arayıp bulması ve karşılaştığı pek çok engeli Hızır’ın yardımıyla geride bıraktıktan sonra onunla evlenerek mutlu bir yaşama başlaması esasına dayanır.

Bilinen ve 1881 yılında yapılan ilk basımı, öteki kimi halk hikâyeleriyle birlikte Hikâye-i Mahmud ile Elif adıyla Azerbaycan’da taşbaskısı olarak yapıldı. Bundan başka tarihli ve tarihsiz olmak üzere pek çok baskısı mevcut olan bu hikâye, yeni harflerle ilk defa 1930 yılında, Elif ile Mahmut adı altında Süleyman Tevfik Özzorluoğlu tarafından ve 1931 yılında Elif ile Mahmut adı altında Muharrem Zeki Korgunal tarafından yayımlanır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklamların gösterimine izin veriniz. Bu siteyi ayakta tutabilmek için gereklidir. Please allow ads to be displayed. This is necessary to keep the site up and running.