Site icon Mitolojiler.com

İnari

İnari

Torii, Fuşimi İnari Tapınağı

James Blake Wiener (CC BY-NC-SA)

Inari, Shinto dininde pirinç tanrısıdır, yiyeceklerin koruyucusu ve bolluğun getiricisidir. Japonya’da büyük ve küçük 40.000’den fazla ona adanmış tapınak mevcuttur, bunların arasında en önemlisi Kyoto’nun yakınında bulunan, kırmızı torii geçitleriyle ve tilki heykelleriyle bilinen Fushimi İnari Tapınağı’dır, tilkiler bu tanrının habercisi ve koruyucusu olarak sayılmaktadır.

Çeşitli İsimleri

İnari’nin ismi ine kökünden gelmektedir, bu pirinç tohumu demektir ve böylece isminin tam çevirisi “pirinç taşıyıcı” olarak geçer. Pirinç tanrısı aynı zamanda Ta-no-kami, yani ‘pirinç tarlası tanrısı’ ismiyle de geçmektedir. Bazen Susshe Inari (Başarılı İnari) veya Manzoku İnari (Yerine Getiren İnari) olarak da adlandırılmaktadır. Bir diğer ismi olan Ukanomitama-no-kami ise ‘doyuruculuğun tanrısı’ anlamına gelmektedir. İnari, antik dünyadaki pirinçle ve yiyecek tanrıçası Ukemochi okami ile bağdaştırılmıştır. Şinto dini ve Japon Budizmi’nin birleştiği bir nokta (Hindu dinindeki Dakini’den gelen) Daikiniten/Daikokuten isimleridir, isim Budist mutfak tanrısına dayanmaktadır ve bu tanrı aynı zamanda aralarında pirincin de olduğu Beş Tahıl’ı da sembolize etmektedir. Budizmde bu tanrı Buddha’nın takipçilerinden biridir ve Inari Daimyojin olarak da bilinebilir.

İnancın Yayılması

Efsaneye göre Inari’ye, 8.yy’da Inari Dağı’nda Hata no Irogu isimli bir adam tarafından keşfedildikten sonra tapılmaya başlanmıştır. Bir gün Irogu, yapışkan pirinç keklerini (mochi) kullanarak atış çalışması yapmaktadır. Bir ok, kekin içinden direkt geçtiğinde kek beyaz bir güvercine dönüşmüştür. Irogu güvercini takip ettiğinde kendini Inari Dağı’nın Mitsumine denen tepesinde bulmuştur, burada pirinç yetişmektedir ve böylece Inari’ye bir ruh, yani Şinto kamisi olarak tapılmaya başlanmıştır.

INARİ BOLLUĞUN SEMBOLÜDÜR; TÜCCARLARIN, TACİRLERİN VE ZANAATKARLARIN DOSTU, PROBLEM ÇÖZÜMÜNE ODAKLI BİR ŞİNTO TANRISIDIR.

Antik Japonya’nın en önemli yiyeceklerinden pirinç, en düşük köylüden imparatorun kendisine kadar herkesin hayatında kritik bir yere sahip olduğundan Inari şaşırtıcı olmayan bir şekilde Şinto dininin önde gelen sembollerinden biri haline gelmiştir. Yayoi Dönemi’nde (M.Ö. 300- M.S. 250) Güney Japonya’da pirincin işlenmesinin başlanmasıyla beraber pirincin etrafında şekillenen festivaller ve ritüeller artmıştır. Bu yiyeceğin öneminden kaynaklı olarak Inari kültü buna uygun olarak Japon adalarının her bir köşesine ulaşmış, bu süreçte Inari yeni özellikler de edinmiştir. Genel olarak sadece bolluğu sembolize etmemiştir, aynı zamanda yiyeceklerin koruyucusu, kayıp eşya bulucusu, aşıkların ve evli çiftlerin koruyucusu, kılıç ustalarının üstadı, tüccarların, tacirlerin ve zanaatkarların dostu problem çözücü olarak anılmaya başlanmıştır.

Inari kültü 9.yüzyılda sadece yerelken ünlü bilgin ve Kukai, Japonya’daki Şingon Budizmi’nin kurucusu Kobo Daishi (774-835) tarafından o zamanki başkent Heiankyo’da (Kyoto) bulunan To-ji tapınağına Inari’nin kurucu yapmasıyla beraber ulusallaşmıştır. Kukai bir gün Inari Dağı’nda pirinç taşıyan yaşlı bir adamla karşılaşmış, bu sebeple tanrının kendisiyle sohbet ettiğini düşünmüştür. İmparator ciddi derecede hastalandığında Inari’ye yüksek bir ünvan vererek iyileşmiştir.

Torii, Fuşimi İnari Tapınağı

James Blake Wiener (CC BY-NC-SA)

Edo Dönemi’nde (1603-1868) Inari ticaretle ilişkilendirilmiş, böylece zenginliğin ve bolluğun tanrısı haline gelmiştir. Japonya’nın ekonomisinin gelişmesi ve ticaretin hayatın her alanına nüfuz etmesiyle beraber Meiji Dönemi’ne gelindiğinde (1868-1912) Inari, finansın ve endüstrinin kamisi kabul edilmeye başlanmıştır, günümüzde de bu inanış birçok kişi için sürmektedir. Sonuç olarak Inari tapınakları hala kullanım halindedir, hatta minyatürleştirilmiş olarak meydanlarda, ofis plazalarında dahi bulunmaktadır.

Tilki Sembolü

Sanatta tanrı, bazen sakallı resmedilir, resmi imparatorluk kıyafetleri giymektedir, bir torba pirinç taşımaktadır; bazen yanında dilekleri yerine getiren kıymetli bir taş bulunur, bazen de tahıl ambarı anahtarı. Sıklıkla beyaz bir tilkiye binmektedir, bu hayvan Inari’nin habercisi ve koruyucusu olarak görülmektedir. Bu sebeple Inari yashikigami yani ortaçağ dönemindeki savaşçıların tanrısı haline de gelmiştir çünkü onlar da tilki üzerinde hayal edilmektedir.

Birçok Inari tapınağında tilki heykelleri bulunmaktadır, boyunlarında kırmızı bandanalar olur, ağızlarında da pirinç ambarı anahtarı. Her tapınağın bir köşesinde tilkinin Inari’nin habercisi görevini rahatlıkla yerine getirebilmesi için giriş ve çıkışlar için delik açılmıştır. İbadet etmeye gelenler sıklıkla tilkiye inari-zushi verirler, bu yemek kızarmış tofuya sarılmış pişmiş pirinç ve tatlı pirinç liköründen oluşmaktadır. İnançlarına göre bu yemek sayesinde tilkinin sahibine ibadetkar hakkında güzel sözler söyleyeceğine inanılır, böylece tanrı istenileni yerine getirecektir.

Tilki Heykeli, Fushimi İnari Tapınağı

James Blake Wiener (CC BY-NC-SA)

Fushimi Inari

Inari, Japonya’daki en önemli tanrılardan biridir, ülke sınırlarında binlerce tapınağı bulunmaktadır, özellikle kırsal bölgelerde; ancak Kyoto’daki Fushimi Inari Taisha Tapınağı en eskisi, en büyüğü ve en önemlisidir. Inari tarikatının merkezi olmasının yanısıra, Fushimi tapınağı bölgesindeki çokça sayıdaki torii geçitleriyle de bilinir, bunlar tanrının gözüne girmek isteyen ibadetkarlar tarafından dikilmektedir (yazım sırasında fiyatlar 3.000 dolardan başlamaktadır). Tapınak kompleksindeki patikalarda 5.000’den fazla torii bulunmaktadır, o kadar yan yana dizilmişlerdir ki bazı bölgelerde kapatılmış yürüyüş alanları oluşmuştur.

Fushimi İnari tapınağı, 711 yılında Hata klanı tarafından kurulmuştur ve Inari Dağı’nın tepesindeki orijinal lokasyonundan mevcut yerine 9.yüzyılda indirilmiştir. Birçok diğer Şinto tapınağı gibi Budist keşişleri tarafından iki din 1873’te ayrılana dek ilgilenilmiştir. Ana tapınağın girişinin dışarısında bulunan büyük ve oval kaya, Inari’nin varlığını (shintai) sembolize eder, yanında tilki heykelleri bulunmaktadır. Ne yazık ki Onin Savaşları (1467-1477) sırasında ana bina 1468’de bir yangında yanmıştır, 1499’da yeniden inşa edilmiştir ve düzenli olarak restore edilmektedir. Fushimi tapınağı yıl boyu ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir, ancak özellikle Hatsumode festivalinde Yeni Yıl zamanı ve Şubat ayında Hatsuuma Taisai festivalinde rağbet görmektedir.

This content was made possible with generous support from the Great Britain Sasakawa Foundation.


Kaynak
Exit mobile version